23 Ocak 2008 Çarşamba

CHİRAC’A ARMAĞAN…

Galip BARAN -Bilinçolog HABİTAT Bilinç ve Yurttaşlık Kozaları KolaylaştırıcısıJacques Chirac Fransa CumhurbaşkanıSevgili Chirac, (14. 02. 2007)Bugün “Sevgililer Günü”. Sana açıklamasını aşağıda yapacağım bir “armağan” vermek istiyorum. “Sen” deyişim, sevgi ve saygımın ifadesidir. Birleşmiş Milletlere bağlı Hükümetler Arası İklim Değişikliği Grubu’nun (HIDUG) “İklim değişikliği” Raporu ile ilgili olarak yaptığın açıklamada ”BİLİNÇ DEVRİMİ”nden söz ettin. Beni en hassas yerimden vurdun.Ben sıradan bir insanım. Ama bir “BİLİNÇOLOG”um. “BİLİNÇ” konusunda “DEVRİM”den söz ettiğine göre, “BİLİNÇOLOG” oluşumu fazla yadırgamayacağını umuyorum.Bir Fransız olarak, senin, “DEVRİMİ” derken ne demek istediğini, nasıl bir “DEVRİM”i kastettiğini düşünebiliyorum. Ancak, “dönülmez bir nokta”ya geldiği açıkça görülen “iklim değişikliği” karşısında yapılması gerekenin çok farklı bir ”DEVRİM” olduğunu İDDİA ediyorum. Diğer taraftan, sözünü ettiğin “DEVRİM”i de çok merak ediyorum. Senden bir açıklama bekliyorum. Ne karşılığında?…Hiç kimsenin, “kişisel çıkar”ını düşünmeden günahını bile vermediği şu “benciller dünyası”nda, karşılığını vermem, bir bedel ödemem, sana borçlu kalmamam gerekir, elbette. Sonra, ben borçtan çok korkarım. Türkiye’nin İMF’ye borcu seni yanıltmasın. Bana kalsa, “herkes benim gibi olsa”, “benim gibi yaşasa”, Türkiye bugün borçlu değil, alacaklı ülkeler arasında yer alırdı, inan…Biz Türkler, bazı aklı-evvellerimiz “borç yiğidin kamçısıdır” dese de, çoğumuz “borçlu ölmez ama benzi sararır”, “borç yiyen kesesinden yer” deriz. Biz “dış borç”tan çok çektik. Cumhuriyet’ten sonra dedelerimizin borçlarını tıkır tıkır ödedik, ekonomik bağımsızlığımızı kazandık. Özgür bir ülke olduk. Ama nasıl olduysa oldu, aynı duruma yeniden düştük, İMF’nin “emir kulu” olduk. Bağımsızlık mı dokundu, yoksa kanımızda “kulluk”mu var bilemiyorum. Atatürk bize bağımsızlığımızı kazandırdı. Ama, sanırım, içimizdeki “kulluk Ruhu”nu ya da “kültürü”nü söküp atamadı. Ben ferden, sözüm meclisten dışarı, “sapına” kadar özgürüm ama, ulusum, ülkem, devletim için üzülüyorum. Türkiye’yi “İMF “Boyunduruğu”ndan kurtarmak için, sözüm tekrar meclisten dışarı, “şeyimi yırtıyorum” ama faydası olmuyor. Yalnız kalıyorum…Sevgili Chirac, Uzattım. Sadede gelecek olursam:Yıllardır devam eden “okul dışı eğitim” çalışmalarımızda geliştirdiğim, başlangıçta bir süre Yurttaş”ın Andı olarak tanımladığımız, sonraları “gördüğü işlev”i dikkate alarak, “bilinçlenme kılavuzu” şeklinde niteleme gereğini duyduğum, geldiğimiz noktada, gerçekleştirdiğimizin farkına vardığımız “BİLİNÇ DEVRİMİ”nin dökümanı olan, örneği ekte görülen, “DEVRİM-NAME”yi, sana, senin şahsında Fransız Halkı’na; “armağan” olarak veriyorum. Buralarda hiç kimseye anlatamadığım ya da ciddiye alınmasını sağlayamadığım bu “armağan”ı kabul edeceğini umuyorum.…Burada sözü edilen “DEVRİM”, önce psikolojik, yani ferdi, sonra sosyolojik, yani toplumsal, en nihayet evrensel anlamda bir değişimdir. Uygulanmış ve sonuç alınmıştır. “DEVRİM-NAME”yi, tepe tepe kullanarak içine ettiğimiz çilekeş gezegenimizin “KURTULUŞ REÇETESİ” olarak da düşünebiliriz. Sayın Chirac,Bu konuda George W. Bush’a da yazdım, “REÇETE’den ona da öz ettim. Irak’da başı büyük bir derde girdiği için olsa gerek, doğru dürüst bir yanıt alamadım… Kayda-değer bulursanız, üstünde birlikte çalışır, daha da geliştirebiliriz. Türkiye-Fransa ilişkilerini daha ileri götürebiliriz. “Olur” derseniz bir zamanlar epey çalıştığım ama pratik yapma olanağı bulamadığım Fransızca’mı da ilerletebilirim…Bu konuda yazışarak değil, konuşarak anlaşabileceğimizi düşünüyorum. Sana “gel” desem ayıp olabilir. Ama ben oraya gelebilirim. Şu var ki, “iklim değişikliği beklemez, biraz acele edelim” derim …Bu vesileyle, “Sevgililer Günü”nü tekrar, gönülden kutlarım. Saygılarımla.Galip BARANBilinçologHABİTAT Bilinç ve Yurttaşlık Kozaları Kolaylaştırıcısı
“İklim değişikliği” Raporunun 3 Şubat 2007 tarihinde kamuoyuna açıklanışı üzerine hazırlanan yukarıdaki yazı, günümüzde ufak tefek ilave ve düzeltmeler yapılarak yeniden kaleme alınmıştır. 1.1.2008“BİLİNÇLENME KILAVUZU” (*)
(DEVRİM-NAME) Ben, ……. ……..Bundan Böyle:(A)Aşırı tüketmeyeceğime,Vergi kaçırmayacağıma,Çevreyi kirletmeyeceğime,Milli servete zarar vermeyeceğime,Trafik kurallarını çiğnemeyeceğime,Rüşvet vermeyeceğime/almayacağıma,İmar yasasına aykırı işler yapmayacağıma,İş ahlakının korunması için çaba göstereceğime,Toplum sağlığına aykırı alışkanlıklar edinmeyeceğime,“Her şeyi devletten bekleme alışkanlığı”nı terk edeceğime,Diğer deyişle, KIRMIZIDA DURACAĞIMA, (B)Sayılan alanlarda KIRMIZIDA GEÇMEK isteyenleri, “SOSYAL YAPTIRIM” olarak bilinen yöntemle uyaracağıma, ayrıca,(C)Uyardıklarıma, kendilerinin de başkalarını aynı yöntemle uyarmalarını önereceğime,
SÖZ VERİYORUM.
KIRMIZIDA DURMAK: Her türlü yanlış, iş, davranış ve haksızlıktan kaçınmayı öngören bir “İLKE” dir. SOSYAL YAPTIRIM: Kırmızıda geçeni, anında, yüzüne karşı, utanmaktan başka bir tepki gösteremeyecek şekilde uyarmaktır.
(*): Bu kılavuz, yukarıda sayılan alanlarda yaptığım “okul dışı eğitim” çalışmalarıyla, eylediğim “salih ameller”le “nefs”imle savaşmamı, “insan-ı kamil olmamı sağlamış, beni “erdem”e yönlendirmiştir. Galip BARANHABİTAT Bilinç, Sencillik ve Yolsuzlukları Önleme Kozaları Kolaylaştırıcısı

Hiç yorum yok: