30 Kasım 2012 Cuma

BARAN’IN BAŞBAKAN’A İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

BARAN’DAN BAŞBAKAN’A İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
Turgutreis Belediye Başkanı Mehmet DİNÇBERK tarafından desteklenen (yasa bağımlısı) GALİP (DİĞERKÂM) BARAN, Türkiye’nin bilgi çağını aşıp, bilinç çağını açması yolunda başlattığı çalışmaların Ankara-Kızılay ayağındaki uygulamasında Başbakan Recep Tayyip Rrdoğan’ı “bu projede” birlikte çalışmaya davet etti.
*
Recep Tayyip Erdoğan                                                              Ankara: 27 Kasım 2012
Başbakan
Konu:  Ülkenin bilinç konusunda “usta öğretici”, “yasa bağımlısı” Fahri Trafik Müfettişi ihtiyacı,
Sayın Recep Tayyip Erdoğan,
Ben, bilinç konusunda “usta öğretici”, “yasa bağımlısı” bir Fahri Trafik Müfettişiyim.
Trafik kurallarına uyuyorum, uymayanları uyarıyorum. Görevimi yapıyorum. “yasa bağımlısı” bir Fahri Trafik Müfettişi olarak böyle davranmak zorundayım. Aksi takdirde; görevimi yapmamış, savsaklamış ya da ihmal etmiş olurum.
Bilinç konusunda “usta öğretici”, “yasa bağımlısı”,  Fahri Trafik Müfettişi sayısı yeterince arttığında yalnız trafikte değil, çevre, vergi yasalarını ihlâl eden, (kul hakkı yiyen), yolsuzluk yapan insan sayısı da radikal şekilde azalacaktır...
Türkiye’nin, çevrenin kirletilmediği, aşırı tüketimin yapılmadığı, sağlığa aykırı alışkanlıkların edinilmediği, verginin kaçırılmadığı (kul hakkının yenmediği) iş ahlâkına saygı gösterildiği, (Ahi’lik ilkelerinin ihya edildiği), İmar Yasası’na aykırı işlerin yapılmadığı, her şeyin devletten beklenmediği bir ülke olabilmesi için; başta Başbakan olmak üzere, Bakanların tümünün bilinç konusunda “usta öğretici”, “yasa bağımlısı” ve Fahri Trafik Müfettişi olmaları gerekiyor…
Diyelim ki; herkes yasalara uydu, buna en çok kim sevinir? Elbette İçişleri Bakanı..
Diyelim ki; herkes çevreyi korudu, buna en çok kim sevinir? Elbette Çevre Bakanı,
Diyelim ki; herkes vergisini, kendisine hizmet olarak döneceği inancıyla ödedi, buna elbette Maliye Bakanı çok sevinir…
Sayın Recep Tayyip Erdoğan,
Bu anlayıştan hareketle, sizi ve hükümet üyelerini Kızılay Meydanı yaya geçitlerinde yıllardır tekrarlamakta olduğumuz “Trafik Kurallarına Uyalım, Uymayanları Uyaralım” sloganının uygulamasında yer almağa davet ediyorum.
Saygılarımla.
NOT: Yayalarla ilgili trafik ışıkları ile donatılmış kavşaklar, bilinç konusunda “usta öğretici”, “yasa bağımlısı” Trafik Müfettişi olmak isteyenlerin kurs görecekleri “demokrasi dershanesi’dir”.
Bilinç Üniversitesi Kurucusu/ Bilinçolog/ Galip Diğerkâmbaran
TEL: (0252) 382 34 77/ (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@windowslive.com
Bilinç Üniversitesi’nin:
(a)    İşlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog  v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak.
(b)  Kuruluş amacı:  Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu, dünyevi değerlerin yerini uhrevi değerlerin aldığı bir dünya düzeni kurmak.
EK: Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 24.09.1998 tarih ve 5822 Sayılı hakkımdaki yazısı
ADRES: Yalı Mahallesi, 4076 Sokak   No: 5/2  Turgutreis- BODRUM
***
28 KASIM 2012 "ANKARA/KIZILAY-DEMOKRASİ MEYDANI" UYGULAMA VE EYLEM FOTOĞRAFLARI












20 Kasım 2012 Salı

EĞER!...


EĞER,

‘BİLGİ ÇAĞI’NIN “OZON TABAKASINI DELEN BUZULLARI ERİTEN, YAĞMUR ORMANLARINI TÜKETEN, TÜRLERİ AZALTAN BİR CANAVAR” OLMAKTAN VAZ GEÇİP;
“BİLİNÇ ÇAĞI İNSANI” 
OLMAK VE DÜNYAYI KURTARMAK İSTERSEN…
İŞE;
MUHAMMET ALİ’NİN DEYİŞİYLE,
“DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLECEK GÜCÜ İÇİNDE”, BENCİLEYİN KEŞFETMEKLE BAŞLAMAN
YETER!..

Galip Diğerkâmbaran
Bilinç Üniversitesi Kurucusu
TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@windowslive.com
Bilinç Üniversitesi’nin:
(a)    İşlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog  v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak.
(b)   Kuruluş amacı:  Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu, dünyevi değerlerin yerini uhrevi değerlerin aldığı bir dünya düzeni kurmak.

9 Kasım 2012 Cuma

SADAKAT VE AND !.......

ATATÜRK VE CUMHURİYET’E
SADAKAT…
Ata’m!..
ATATÜRK ÇİÇEĞİ
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe “durmadan, bıkmadan, korkmadan ve yılmadan” yürüyeceğine AND içenlerdeniz…

Çok daha az zamanda, çok daha ileri, iyi ve büyük işler yapacağımızı; kurduğun Cumhuriyet’in “Bilinç Çağı”na iblâğ ve halkın bunu idrak ederek; “Muasır Medeniyetler” seviyesine ulaşması ve dahi “Muasır Medeniyetler Seviyesini” aşmasını sağlamak için çalışacağımızı bilmeni isteriz…

Kırmızı Şapkalılar Platformu Temsilcisi
Bilinç Üniversitesi Kurucusu
Galip Diğerkâm Baran

TEL: (0252) 382 34 77/ (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@windowslive.com
Bilinç Üniversitesi’nin:
(a) İşlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog  v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak.
(b) Kuruluş amacı:  Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu, dünyevi değerlerin yerini uhrevi değerlerin aldığı bir dünya düzeni kurmak.

4 Ekim 2012 Perşembe

Apdurrahman Dilipak'ın "İşin esrarı: Her işin bir sırrı vardır.." adlı makalesine açılım, yorum, katkı ve cevap..

SAYIN APDURRAHMAN DİLİPAK,
"Bu iş hal­kın du­yar­lı­lı­ğın­dan ön­ce dev­le­tin ko­nu­nun üze­ri­ne git­me­si ile çö­zü­le­bi­le­cek bir iş ola­rak önü­müz­de du­ru­yor." DİYORSUNUZ...
İYİ DE, "DEVLET" DEDİĞİNİZ NE Kİ?
DEVLETİN UNSURU ASLİSİ "İNSAN"DIR...
VE "İNSAN" BENCİL (HODKÂM) BİR VARLIKTIR
"İNSAN" NE KADAR MÜKEMMELSE "DEVLET" DE O KADAR...
DEMEK Kİ, ASLOLAN "İNSAN"IN DEĞİŞMESİ "SENCİL" (DİĞERKÂM) BİR VARLIĞA DÖNÜŞMESİDİR.
BEN DE "BENCİL" (HODKÂM) BİR VARLIKTIM... DEĞİŞTİM... "SENCİL" (DİĞERKÂM) BİR VARLIK OLDUM...
DEĞİŞİRKEN GELİŞTİRDİĞİM "DİĞERKÂMLIK ANDI" EKLİDİR...
DİĞER TARAFTAN, YÜCE (!) TBMM'İZ ANAYASA'YI DEĞİŞTİRME, TELAŞI, KAVGASI, HEYECANI İÇİNDE ÇALIŞIYOR (!)...
HAVANDA SU DÖVÜLÜYOR...
BEN, MECLİS BAŞKANLARINDAN KÖKSAL TOPTAN'IN DOĞUŞ GRUBU'NUN YOLSUZLUK YAPAN  BAŞKANI, BAŞBAKANIN YAKIN DOSTU, TÜRKİYE'NİN DÖRDÜNCÜ ZENGİNİ FERİT ŞAHENK'E TBMM HİZMET ÖDÜLÜ VEREN O MECLİSİN YÜCE DEĞİL CÜCE OLDUĞUNU İDDİA EDİYORUM...
TBBMM'NİN YÜCE, GERÇEKTEN YÜCE OLABİLMESİ İÇİN ÜYELERİNE, BENCİLEYİN DİĞERKÂM OLMALARINI ÖNERİYORUM...
DİĞERKÂM OLMAK İSTEYEN MECLİS ÜYELERİ, İŞE, YUKARIDA SÖZÜ EDİLEN "DİĞERKÂMLIK ANDI"NDA DİLE GETİRİLEN  İŞLERİ YAPARAK BAŞLAYABİLİRLER...
 ASLINDA, BU, GÜNÜMÜZÜN DEĞİL ECDADIMIZDAN MİRAS ALDIĞIMIZ BİR SORUN...
ŞÖYLE Kİ; BURASI, HOCAM NASRETTİN'İN DEYİŞİYLE, PARAYI VERENİN DÜDÜĞÜ ÇALDIĞI ÜLKE, TÜRKİYE...
ANLAŞILAN O Kİ, BENCİLLİKTEN (HODKÂMLIKTAN) KURTULABİLMEK İÇİN "REDDİ MİRAS" YAPMAMIZ GEREKİYOR...
Bilinçolog /"yasa bağımlısı" Galip Diğerkâmbaran
Bilinç Üniversitesi (1)
TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@windowslive.com
(1)     Bilinç Üniversitesi’nin
(a)    İşlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog  v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak.
(b)   Amacı:  Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu, dünyevi değerlerin yerini uhrevi değerlerin aldığı bir dünya düzeni kurmak.
----------------------
Kime: Zeki Kentel, Galip Baran
İşin esrarı Her işin bir sır­rı var­dır..
Es­rar dün­ya­sı ise "sır­lar"la do­lu­dur. Onun için o bit­ki­ye "es­rar" adı ve­ri­lir..
Bu iş biz­de çok es­ki­le­re da­ya­nır. Hat­ta "Haş­ha­şi­ler" di­ye bir ha­re­ket de var­dı. Haş­ha­şi­ler, Ha­san Sab­bah'ın 1090 yı­lın­da Ala­mut Ka­le­si'ni al­ma­sıy­la ku­rum­sal­laş­mış ve Sel­çuk­lu­lar'la boy öl­çüş­me­ye ka­dar da işi var­dır­mış­lar­dı.. As­lın­da Af­yon çi­çe­ği aşa­ğı Me­zo­po­tam­ya'da M.Ö 3400 yı­lın­dan be­ri ye­tiş­ti­ril­mek­te­dir.. Gü­nü­müz­de Af­yon'un küs­pe­sin­den ve ya­ğın­dan ya­rar­la­nı­lır. Af­yon Al­ko­lo­id fab­ri­ka­sı bir dö­nem ABD ile ara­mız­da cid­di so­run­la­ra yol aç­mış­tı.. Ya­ni bu ko­nu öte­den be­ri ba­şı­mı­zın be­la­sı­dır.. Bi­lin­di­ği ka­da­rı ile de 5500 yıl­dır bu böl­ge­de ye­tiş­ti­ri­lir.
Tür­ki­ye'de Haş­haş/Ero­in üre­ti­mi, ilaç en­düst­ri­si için dev­let kont­ro­lün­de ya­pı­lır.. Af­yon'un adı onun için Af­yon'dur.. Çün­ki Af­yon ta­rı­mı Af­yon yö­re­sin­de ya­pı­lır..
Es­ki­den yay­gın ola­rak bir de Tü­tün üre­ti­mi var­dı. El­ham­dü­lil­lah on­dan kur­tu­lu­yo­ruz..
Tür­ki­ye­de es­rar ka­çak ola­rak üre­ti­lir.. Ero­in ise Af­ga­nis­tan üze­rin­den İran yo­lu ile, Tür­ki­ye ya da Irak-Su­ri­ye üze­rin­den Av­ru­pa'ya ge­çer..
Af­yon sa­kı­zı Tür­ki­ye'de iş­le­nir ve toz ha­lin­de Av­ru­pa'ya ge­çer..
İşin il­ginç ya­nı, Af­ga­nis­tan ve Irak Ame­ri­ka'nın kont­ro­lün­de. İn­gi­liz­ler de ora­da. Pe­ki na­sıl olu­yor da bu ero­in Af­ga­nis­tan'dan İran'a, ora­dan Tür­ki­ye'ye ve Irak'a gi­re­bi­li­yor?
He­men söy­le­ye­yim, İran'da cid­di bir uyuş­tu­ru­cu ma­fi­ası var. İdam fi­lan kar et­mi­yor ve İran'da genç­ler ara­sın­da uyuş­tu­ru­cu cid­di bir so­run.. Ya­ni Ero­inin İran'a gi­ri­şi bir so­ğuk harp yön­te­mi.. İran'ın du­ru­mu bu açı­dan Tür­ki­ye'den da­ha kö­tü.. Uyuş­tu­ru­cu biz­den da­ha ucuz İran'da ve is­te­yen için mal'a ulaş­mak da­ha ko­lay, ce­za­lar da­ha ağır da ol­sa!
Tür­ki­ye ve İran ara­sın­da so­run ya­şan­sa da İran Ma­fi­ası ile Türk Ma­fi­ası can ci­ğer ku­zu sar­ma­sı.. İran'dan Tür­ki­ye'ye cid­di bir ka­ra pa­ra gi­ri­şi de var za­ten. Ya­ni iki ül­ke ara­sın­da­ki ka­yıt dı­şı iş iliş­ki­le­ri, ka­yıt al­tın­da­kin­den da­ha az de­ğil.. İran da Aze­ri gar­daş­lar eyi ça­lı­şı­yor..
İran'da­ki genç­li­ğin du­ru­mu, özel­lik­le de al­kol, uyuş­tu­ru­cu ve fu­huş ko­nu­sun­da biz­den iyi de­ğil.
Tür­ki­ye'ye gi­ren ero­in, 28 Şu­bat dö­ne­min­de Tür­ki­ye'den Av­ru­pa'ya ge­çiş­te, ba­zı du­rum­lar­da as­ke­ri he­li­kop­ter­ler­le bi­le ta­şın­dı­ğı ol­muş.. Po­lis araç­la­rı ile, am­bu­lans­la, şe­hid ce­na­ze­si­nin ta­bu­tun­da.. Ye­ter ki ko­mis­yo­nu­nu ver.. O gün­ler­den ge­li­yo­ruz ve o kad­ro­la­rın ço­ğu ha­la iş­le­ri­nin ba­şın­da, kol­tuk­la­rın­da otu­ru­yor.
"Kıs­me­tim" ola­yın­da or­ta­ya çık­tı, uyuş­tu­ru­cu yük­lü ge­mi­ye sa­hil mu­ha­fa­za es­kort­luk ya­pı­yor, var mı böy­le bir şey.. İtal­ya'ya NA­TO tat­bi­ka­tı­na gi­den de­ni­zal­tı ile ero­in ta­şı­mış­lar..
Koç Mü­ze­si'nde­ki de­ni­zal­tı­ya öğ­ren­ci­le­rin zi­ya­re­ti sı­ra­sın­da pat­la­tıl­mak üze­re bom­ba yer­leş­ti­ren­ler bu­nu da ya­par­lar..
Ge­çen gün Za­man ga­ze­te­si Di­yar­ba­kır-Bin­göl ara­sın­da­ki kır­sal böl­ge­de uç­suz bu­cak­sız Ke­ne­vir tar­la­la­rı ile do­lu ol­du­ğu­nu ya­zı­yor­du..
Bu me­ret bir haf­ta­da eki­lip ha­sat edil­mi­yor.. O tar­la­la­rın sa­hip­le­ri de bel­li.. İHA'la­rı­mız var, uy­du­la­rı­mız var, Bli­va­nis va­di­sin­de ir­ti­ca­cı av­cı­lı­ğı­na çı­kan­lar sa­vaş uçak­la­rı ile gö­zet­le­me ya­par­lar­ken, bin­ler­ce dö­nüm­lük es­rar tar­la­la­rı­nı "gör­me­dim, duy­ma­dım, bil­mi­yo­rum" di­ye­bi­lir­ler mi?
Ma­rul tar­la­la­rı mı on­lar!.
Bu es­rar­la­rın pa­ra­sı­nın ne­re­ye git­ti­ği bel­li. 500 ton iş­len­miş es­rar­dan söz edi­li­yor. Bun­la­rı ba­vul­la ta­şı­mı­yor­lar her­hal­de.. Ne­re­de stok­la­nı­yor bun­lar, na­sıl ta­şı­nı­yor, kim­ler alı­yor ve na­sıl da­ğı­tı­lı­yor. Ta­mam ora­da bu iş­ler olu­yor da, bun­lar bü­yük şe­hir­ler­de pi­ya­sa­ya ar­ze­di­li­yor. Bu ka­dar mal bü­yük şe­hir­le­re ge­ti­ri­lip da­ğı­tı­lır­ken na­sıl kim­se gör­mü­yor.
MİT ne ya­pı­yor, em­ni­yet is­tih­ba­ra­tı ne ya­pı­yor, Nar­ko­tik şu­be ne ya­pı­yor?
FBI uyuş­tu­ru­cu ile ulus­la­ra­ra­sı mü­ca­de­le ba­ha­ne­si ile gel­di Tür­ki­ye'ye, on­lar da mı gör­mü­yor, duy­mu­yor, bil­mi­yor­lar..
Bu işin ar­ka­sın­da dev­le­tin için­de bi­ri­le­ri ol­ma­dan bu iş­ler ol­maz. Bu işin bir de ulus­la­ra­ra­sı ar­ka pla­nı ol­ma­lı.. Çün­ki bu mal­la­rın bir kıs­mı da yurt dı­şı­na gi­di­yor.
Yurt dı­şı­na çı­kış ka­nal­la­rı bel­li. Ha­va, ka­ra, de­niz ve de­mir­yo­lu.. O za­man güm­rük ka­pı­la­rı, ha­va­alan­la­rı, li­man­la­rın cont­rol al­tı­na alın­ma­sı la­zım..
Ve ta­bi cid­di bir is­tih­ba­rat fa­ali­ye­ti ge­rek­li.
Me­se­la Bul­ga­ris­tan bu işin ne­re­sin­de. Bul­gar Maf­ya­sı bu ko­nu­da de­ne­yim­li. De­rin bağ­la­rı var.. Bul­gar Ma­fi­ya­sı Rus Ma­fi­ası ile bir­lik­te ça­lı­şı­yor.. Er­me­ni Ma­fi­ası, Yu­nan Ma­fi­ası da işin için­de.. PKK za­ten işin için­de de, Mu­ha­be­rat da bu işin için­de, Lüb­nan da. Bun­lar işin için­de olur da MOS­SAD ol­maz olur mu?
Uyuş­tu­ru­cu genç­li­ği­mi­zi mah­ve­di­yor, ay­nı za­man­da bu kap­pa pa­ra te­rö­re gi­de­rek kar­şı­lı­ğı­nı bir de kan ola­rak ödü­yo­ruz. Üre­ti­ci ise bu gay­ri ah­la­ki ser­ve­ti­ni, fu­huş­ta, ba­tak iş­ler­de de­ğer­len­di­ri­yor. Ya­ni uyuş­tu­ru­cu baş­ka fe­la­ket­le­ri de te­tik­li­yor be­ra­be­rin­de..
Bu iş hal­kın du­yar­lı­lı­ğın­dan ön­ce dev­le­tin ko­nu­nun üze­ri­ne git­me­si ile çö­zü­le­bi­le­cek bir iş ola­rak önü­müz­de du­ru­yor.
Si­ya­si­ler ve bü­rok­rat­lar, sa­de­ce yap­tık­la­rı­nın değil, yap­maları gerekir­ken yap­madık­larının da hesabını verecek­ler. Selam ve dua ile..
------------------------------------------
Abdurrahman DİLİPAK

1 Ağustos 2012 Çarşamba

''Trafik dede''

''Trafik dede'', 
fahri trafik müfettişi oldu
   
Vatandaşların trafik kurallarına uymaları için özellikle 1996 yılından sonra
Bodrum'da başta trafik olmak üzere çeşitli konularda yaptığı eylemlerle tanınan 80 yaşındaki Galip Baran'a fahri trafik müfettişi belgesi verildi.
Galip Baran, Otogar Kavşağı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, 1990 yılından beri başta trafik olmak üzere, çevre, tüketim, sağlık, vergi, iş ahlakı, milli servet ve ihmal gibi konularda vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar yaptığını söyledi.
Vatandaşların trafik kurallarına uymaları için özellikle 1996 yılından sonra çalışmalarını artırdığını anlatan Baran, çalışmalarını sadece Bodrum ile sınırlı tutmayıp İstanbul, Ankara, Konya, Çorum ve Antalya gibi illerde de çalışma yürüttüğünü kaydetti.
Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne yaklaşık 2 yıl önce fahri trafik müfettişi olmak için başvurduğunu belirten Baran, ''Emniyet Müdürlüğü başvurumu değerlendirmiş ve kabul etmiş. Bizden trafik kurallarına uymayanlara yakalanma duygusu uyandırmamızı istediler. Kurallara uymayanlar için caydırıcılık yaratmamız istendi'' dedi.
Baran daha sonra üzerinde ''sağdan lütfen'', ''yeşili bekle lütfen'' yazılı dövizler taşıyarak, kavşakta vatandaşları trafik kurallarına uymaları konusunda uyardı.
Bu sırada kırmızı ışıkta geçen Şakir Sarı isimli turist rehberini durduran Baran, Sarı'yı kurallara uyması konusunda uyararak dövizleri taşıttı.
Sarı ise yaptığı hatanın cezasını çektiğini belirterek, Baran'ı takdir ettiğini söyledi. Bu sırada çevredeki turistler de Baran'a destek verdi.
Baran daha sonra üzerinde, ''Yayalarla ilgili kırmızı ışık kuralını ihlal ediyorsan demokrasi kavramından bihaber, bencil ve bilinçsiz bir varlıksın bilesin'' yazılı kağıtları yayalara ve sürücülere dağıttı.       01.08.2012  

O, ARTIK TRAFİK MÜFETTİŞİ!

80 Yaşındaki Galip Baran'a Fahri Trafik Müfettişi Belgesi Verildi
Bodrum'da başta trafik olmak üzere çeşitli konularda yaptığı eylemlerle tanınan 80 yaşındaki Galip Baran'a fahri trafik müfettişi belgesi verildi.
Kaynak : AA, 31 Temmuz  2012 Salı - 13:29
Galip Baran, Otogar Kavşağı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, 1990 yılından beri başta trafik olmak üzere, çevre, tüketim, sağlık, vergi, iş ahlakı, milli servet ve ihmal gibi konularda vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar yaptığını söyledi.
Vatandaşların trafik kurallarına uymaları için özellikle 1996 yılından sonra çalışmalarını artırdığını anlatan Baran, çalışmalarını sadece Bodrum ile sınırlı tutmayıp İstanbul, Ankara, Konya, Çorum ve Antalya gibi illerde de çalışma yürüttüğünü kaydetti.
Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne yaklaşık 2 yıl önce fahri trafik müfettişi olmak için başvurduğunu belirten Baran, ''Emniyet Müdürlüğü başvurumu değerlendirmiş ve kabul etmiş. Bizden trafik kurallarına uymayanlara yakalanma duygusu uyandırmamızı istediler. Kurallara uymayanlar için caydırıcılık yaratmamız istendi'' dedi.
Baran daha sonra üzerinde ''sağdan lütfen'', ''yeşili bekle lütfen'' yazılı dövizler taşıyarak, kavşakta vatandaşları trafik kurallarına uymaları konusunda uyardı.
Bu sırada kırmızı ışıkta geçen Şakir Sarı isimli turist rehberini durduran Baran, Sarı'yı kurallara uyması konusunda uyararak dövizleri taşıttı.
Sarı ise yaptığı hatanın cezasını çektiğini belirterek, Baran'ı takdir ettiğini söyledi.
Bu sırada çevredeki turistler de Baran'a destek verdi.
Baran daha sonra üzerinde, ''Yayalarla ilgili kırmızı ışık kuralını ihlal ediyorsan demokrasi kavramından bihaber, bencil ve bilinçsiz bir varlıksın bilesin'' yazılı kağıtları yayalara ve sürücülere dağıttı.
Muhabir: Gökmen Yüce
Yayıncı: Hızır Hacısalihoğlu