30 Temmuz 2011 Cumartesi

aranıyor!........

ÖTEKİ  TÜRKLER?..

Ey Ahali! Duyduk Duymadık Demeyin!

Ben, “yurdu ve milleti özden çok sevme ilkesi”ni özümsemiş bir Türk’üm!

(a)   74 milyon Türk’e ait bu yurdu özümden çok sevdiğim ve “çevre bilinci”ne sahip olduğum için, sokaklarda yani kamusal, yani 74 milyona ait alanda izmarit topluyorum

(b)    74 milyonluk Türk milletini özümden çok sevdiğim ve “trafik bilinci”ne sahip olduğum için kavşaklarda uyarıyorum.

Yurdu ve milleti özden çok sevme ilkesi”ni özümsemiş diğer “Öteki Türkler” i arıyorum.

Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu

TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@ttmail.com

(1)    :  Bilinç Üniversitesi’nin işlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla “Bilinçoloji Ana Bilim Dalı”na dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmaktır.

8 Temmuz 2011 Cuma

Turgutreis Belediye Başkanı......

Valilik Makamına
MUĞLA
KONU:  Görevini yapmayan Turgutreis Belediye Başkanı
Turgutreis Yat Limanını, yap-işlet-devret modeliyle, denizi kirleterek, Çevre Yasası’nı ihlâl ederek, bu yolsuzluğu yaparak inşa eden Doğuş Grubu işletirken de, örneği ekli 20. 06. 2011 tarihli dilekçemizde de ifade edildiği üzere, yasaları hiçe saymakta, yolsuzluklar yapmaktadır.
Bu defa, sözü edilen dilekçede açıklandığı üzere,  düzenlenen Uluslar arası Klasik Müzik Festivali ile ilgili olarak Limanın giriş kapılarından ortadaki kapıya, yaya yolu işgal edilerek, kamusal alana (Türk halkına ait alana) tecavüz edilerek, Trafik Yasası ihlâl edilerek, bu yolsuzluk yapılarak konulmuş olan devasa duyuru panosu, kaldırılması için yaptığımız başvuruya rağmen kaldırılmamış, ya da Türk halkına ait alana tecavüz edilmeyecek şekilde farklı bir yere konulmamıştır.
Sonuç olarak, Turgutreis Belediye Başkanı başvurumuzu ciddiye almamış, gereğini yapmamış, cevap verme gereğini bile duymamıştır.
Görevini yapmayan/yapamayan Turgutreis Belediye Başkanı hakkında gerekeni takdirlerinize arz ederiz.
Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu, Bilinçolog, “yasa bağımlısı”, Turgutreis’in Erdem Öğreten Delisi (BKZ: Prof. Dr. M. Akif Çukurçayır, “Yurttaşsız Demokrasi” Çizgi Kitabevi-Konya)  
TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@ttmail.com

(1) :  Bilinç Üniversitesi’nin işlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak, daha açık deyişle,  “felaket” olarak tanımlanan, “Bilgi Çağı”nın ürünü olan   “iklim değişikliği”ni yaşamakta olan bu dünyanın sakinlerinin “Bilinç Çağı”nı ve “Bilinçlendirici Eğitim anlayışı”nı ” İDRAK etmelerini sağlamaktır.

EK: 20. 06. 2011 tarihli dilekçe.
ADRES: Yalı Mahallesi 4076 Sokak No: 5/2
Turgutreis- BODRUM

BİLGİ NOT: İşbu dilekçe ve ekleri; Muğla Valiliği, Mahalli İdareler Evrakına
                       07 Temmuz 2011 Tarih ve 49762 Sayı ile elden teslim edilmiştir.  

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Turgutreis "D-MARİN" yolsuzluğu.........

SAYIN YAŞAR ANTER,
YAŞAR ANTER
EKLİ "TUR BEL BAŞK  D-MARİN" BAŞLIKLI YAZIDA DA İFADE EDİLDİĞİ ÜZERE, D-MARİN YAT LİMANI'NDA, YAPILACAK OLAN ULUSLARARASI MÜZİK FESTİVALİ'NİN DUYURU PANOSU İLE "KAMUSAL ALAN"A (YAYA YOLUNA) TECAVÜZ EDİLMİŞ,  TRAFİK YASASI İHLÂL EDİLMİŞ, BİR YOLSUZLUK YAPILMIŞTIR..
PANONUN KALDIRILMASI (YA DA DAHA UYGUN BİR YERE KONULMASI) İÇİN TURGUTREİS  BELEDİYESİNE YAPTIĞIM  BAŞVURU DİKKATE ALINMAMIŞTIR...
BU YOLSUZLUK;  NASRET'TİNİN HOCA'NIN "PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" DİYEREK İFADE ETTİĞİ, ECDADIMIZDAN GELEN BİR HASTALIĞIMIZIN YAYGIN ÖRNEKLERİNDEN BİRİSİDİR....
SAYIN ANTER,
FESTİVALİN YAPILACAĞI GÜNLERDE D-MARİN GİRİŞ KAPILARINDA SIRTIMDA,  ÖN YÜZÜNDE  "YURDU VE MİLLETİ ÖZDEN ÇOK SEVME İLKESİ" ARKA YÜZÜNDE "72 MİLYONLUK AİLE, TÜRKİYE PROJESİ"  YAZILI BİR ÖNLÜK GİYMİŞ OLARAK BİR PROTESTO EYLEMİ YAPMAYI VE İZLEMEYE GELENLERE, TURGUTREİS BELEDİYE BAŞKANINA VERDİĞİM DİLEKÇENİN BİR ÖRNEĞİNİ DAĞITMAYI DÜŞÜNÜYORUM. İLGİNİZİ ÇEKERSE DİYE HABER VERİYORUM. 
Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu, Bilinçolog, “yasa bağımlısı”,  
Turgutreis’in Erdem Öğreten Delisi 
( BKZ: Prof. Dr. M. Akif Çukurçayır, “Yurttaşsız Demokrasi” Çizgi Kitabevi-Konya)  
Belediye başkanlığına
TURGUTREİS
Konu: D-Marin yolsuzluğu,
D-Marin’in, Uluslararası Klasik Müzik Festivali etkinliği ile ilgili olarak Turgutreis Yat Limanının giriş kapılarından ortadaki kapıya, yaya yolunun işgal ederek, kamusal alana tecavüz ederek, Trafik Yasası’nı ihlâl ederek, bu yolsuzluğu yaparak koyduğu devasa duyuru panosu’nun kaldırılması gerekmektedir.
Yasalar; zengin fakir ayırımı yapılmaksızın; D-Marin & vatandaş farkı gözetilmeksizin uygulanmalıdır…
D-Marin, diğer taraftan, bu eylemiyle topluma kötü örnek olmaktadır…
Kötü örnekler hoşgörü ile karşılandığında sokaktaki vatandaşın yanlış yere park etmesi de önlenemez!...
Bu konuda belediye ses yayın aracıyla yapılan anonslar ciddiye alınmaz…
Bu gerçeklere özen gösterilmediği takdirde, T. Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğundan söz edilemez…
Turgutreis Yat Limanı giriş kapısına Trafik Yasası ihlâl edilerek, yolsuzluk yapılarak  konulan Klasik Müzik Festivali panosunun kaldırılması için gerekeni takdirlerinize arz ederim…
Saygılarımla,
Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu
“Yasa Bağımlısı”, Bilinçolog
(1)    :  Bilinç Üniversitesi’nin işlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla “Bilinçoloji Ana Bilim Dalı”na dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmaktır.

27 Haziran 2011 Pazartesi

galip baran, "Turgutreis GREENPEACE etkinlikleri"

Dr. Uygar Özemsi
Genel Direktör
Greenpeace Akdeniz

Sayın Dr. Uygar Özemsi
Geçtiğimiz hafta Bodrum’un Turgutreis Beldesinde Düzenlenen bir etkinlikte açılan standınızı ziyaret ettim. İstanbul Koordinatörünüz sayın Anıl Kılcı ile tanıştım. Bröşürlerinizden aldım…
1960 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde Pennsylvania Devlet Üniversitesinde gördüğüm bir yıllık eğitimden sonra İstanbul Çekmece Nükleer Eğitim Merkezi’nde (ÇNAEM) Nükleer Reaktör İşletme ve Nükleer Elektronik Uzmanı olarak 18 yıl çalıştım. 1978 yılında emekli olup Turgutreis’e yerleştim. Birkaç yıl yörenin bitki ve çiçekleriyleilgilendikten sonra, Bodrum Halk Eğitim Merkezi adına Turgutreis halkı ve ilk öğretim okulu öğrencileri için İngilizce kursları düzenledim ve İngilizce dersleri verdim.1989 yılında çevre sorunlarıyla ilgilenmeğe başladım. 1990 yılında Öncülüğünü rahmetli Saynur Gelendost’un yaptığı Bodrum Gönüllüleri’nin Gökova Temizlik Kampanyasından esinlenerek Turgutreis’te iki emekli arkadaşımla bir çöp toplama çalışması başlattım. Çalışmalarımı o gün bu gündür aşağıda açıklanan alanlarda kesintisiz sürdürüyorum…
Çevre, tüketim(tasarruf) , trafik, sağlık, vergi, rüşvet, iş ahlakı (ahilik), milli servet, imar ve her şeyi devletten bekleme gibi alanlarda başlattığımız, insanı, davranışlarını ve nedenlerini araştırdığımız, okul dışı eğitim” olarak tanımladığımız, beni bencillikten (hodkâmlıktan) kurtaran, “diğerkâm bir kişilik” kazandıran”, içimdeki “Yolsuzluk Canavarı”nı) yok eden, “bilinç” konusunda uzmanlaşmama yol açan çalışmaları yaparken yaşam biçimim kökten değişti:
* “Yasa bağımlısı” oldum.
* “Yurdu ve milleti özden çok sevme ilkesi”ni özümsedim.
* Edindiğim “tecrübi bilgi” ile işlevi aşağıda açıklanan Bilinç Üniversitesi’ni kurdum.
* Kendimi tanımağa başladığımın “Bilinç Çağı”nda yaşadığımın ve Bilinçolog olduğumun farkına vardım…
Ozon tabakasının delinmesinin, buzulların erimesinin, yağmur ormanlarının tükenmesinin, türlerin azalmasının “Bilgi Çağı”nda gerçekleştiği; “Bilgi Çağı”nın eğitim anlayışının (BİLGİLENDİRİCİ EĞİTİM) “iklim değişikliği”ni, (“çevre bilgisi”nin çevrenin kirletmesini, “tasarruf bilgisi”nin aşırı tüketimi, “trafik bilgisi”nin trafik kurallarının ihlâl edilmesini, “vergi bilgisi”nin verginin kaçırılmasını) önlemediği dikkate alınarak düşünüldüğünde; “Bilinç Çağı”nın ve bu çağın eğitim anlayışını (BİLİNÇLENDİRİCİ EĞİTİM) acilen hayata geçirmenin gezegenimizin, dolayısıyla insanoğlunun geleceği bakımından önemi, zorunluluğu ve kaçınılmazlığı kendiliğinden ortaya çıkar…
Bu arada, bir “yasa bağımlısı” olarak, farkına vardığım yolsuzlukları da önlemeğe başladım.
ÖRNEĞİN:
* Turgutreis Yat Limanını, (a) ÇED Raporunu yok sayarak, denizi kirleterek, Çevre Yasası’nı ihlâl ederek, yolsuzluk yaparak inşa eden; (b) Limanı, giriş kapılarına gölgelik olarak konulan brandaları zemine bağlayan çelik halatlarla yaya yolunu işgal ederek, kamusal alana tecavüz ederek, trafik güvenliğini hiçe sayarak, bu yolsuzluğu da yaparak işleten, Doğuş Grubu’na sözü edilen çelik halatları söktürdüm.
* Turgutreis Otobüs Garajı karşısındaki Total Benzin istasyonunun da, aynı şekilde; yaya yolunu işgal ederek, kamusal alana tecavüz ederek, insan haklarını hiçe sayarak, Trafik Yasası’nı ihlâl ederek, yolsuzluk yaparak koyduğu reklâm panosunu da söktürdüm…
Başta sayılan alanlardaki çalışmaları yaparken, “trafik terörüne son verme ve demokrasiyi tabana yayma projesi”ni geliştirdim ve basında yer alan haberlerden oluşan bir “Burası Türkiye Sergisi “ hazırladım.
Sözü edilen projenin ilk ve orta öğretim okulları müfredat programına “uygulama dersi” olarak konulması için M. E. Bakanlığı’na yaptığım başvurulardan bir sonuç alamadım.
“Bilinç” konusunda bir sempozyum düzenlemek amacıyla yaptığım başvuruya M. E. Bakanlığınca olumsuz cevap verildi.
İlk ve orta öğretim konularında “bilinç” konusunda konferans vermeme de izin verilmedi.
Soruna akademik zeminlerde çözüm aramdım. Sonuç alamadım. .
SONUÇ OLARAK:
(a) Toplumun “yetişkin kesim”ini benzer çalışmaları yapmağa ya da başlattığım çalışmaların içinde ter almağa ikna edemedim. “Yetişkin kesim” çevreyi kirletmekten, aşırı tüketmekten, trafik kurallarını ihlâl etmekten, vergi kaçırmaktan yolsuzluk yapmaktan vaz geçmiyor…
(b) Geleceğin Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı, Genelkurmay Başkanı, devlet, iş adamı, sanatçısı olacak “öğrenci kesimi” ise; (yukarıda sözü edilen, onlara benzer özellikleri kazandıracak projenin hayata geçirilmesi , yukarıda açıklandığı şekilde M. E. Bakanlığınca engellendiği için) “yetişkin kesim”den gördükleri şekilde davranıyor. Onlar da çevreyi kirletiyor, aşırı tüketiyor, trafik kurallarını ihlâl ediyor, vergi kaçırıyorlar…
SONUÇ OLARAK: “bilinç” konusundaki birikimimin akademik ve uluslar arası zeminlere taşınması konusunda Greenpeace’in yardımcı olup olamayacağını öğrenmek istiyorum.
Gereğini takdirlerinize arz ederim
Saygılarımla.
Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu

TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@ttmail.com
WEB: www.bilinc-universitesi.blogspot.com / www.galipbaran.blogspot.com
(1) : Bilinç Üniversitesi’nin işlevi: “Bilgi Çağı” üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek Bilinç Enstitüsü ya da Bilinç Kürsüsü gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmaktır
 

20 Haziran 2011 Pazartesi

(YASAYA, ANAYASA’YA İHTİYACI OLMAYAN ADAM: GALİP BARAN)

 Sayın Yekta Güngör Özden
Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı
*
Sayın Güngör Özden
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Seçkin Yayınevi / 2005) başlıklı kitabınızın önsözünde, özetle:
“Anayasa;
* Demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini tüm çağdaş nitelikleriyle gerçekleştirme çabasının kaynağı ve dayanağıdır.
* Hak ve özgürlükleri güvenceye bağlayarak Cumhuriyetimizin sonsuza dek yaşamasını sağlayacak temel kurallar dizinidir.
Hepimizin malıdır, ulusal onur belgesi ve simgesidir.
Anayasa konusunda yalnız siyasi partilere, yasama organına değil, her yurttaşa sorumluluk düşmektedir. Haksızlıklara her zaman karşı çıkmak erdemiyle tümleşecek uygar kişilik ve bilinçli yurttaşlık niteliği, bu görevi anlamlı ve onurlu kılmaktadır.”
Şeklinde bir açıklamaya yer vermiş olduğunuz görülüyor…
Sayın Özden,
Bu mektubu yazışımın asıl nedenine, yukarıda sözünü ettiğim Anayasa konusuna geçmeden önce, size olan bir özür borcumu ifade etmek istiyorum: Aylar önceydi, sanırım Kasım ya da Aralık aylarından biriydi. Size telefon etmiş, yıllar önce görüştüğümüzden söz edip kendimi hatırlatmış ve bir randevu talep etmiştim. Bahçelievler’de Ankara Üniversitesi Vakfında randevu vermiştiniz. Ani bir kararla Ankara’dan ayrıldığım için o randevuya icabet edemeyeceğimi bildirememiştim… Bu konuda affınıza sığınıyorum
Örneği ekte görülen,  M. E. B. Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına gönderdiğim dilekçemde de ifade edildiği üzere, ben bir “yasa bağımlısı” yım ve bir Bilinçolog’um
Yasa bağımlısı” olduğumla ilgili bazı sonuçlar:
ÖRNEĞİN:
*    Turgutreis Yat Limanını, (a) ÇED Raporunu yok sayarak, denizi kirleterek, Çevre Yasası’nı ihlâl ederek, yolsuzluk yaparak inşa eden;, (b) Limanı, giriş kapılarına gölgelik olarak konulan brandaları zemine bağlayan çelik halatlarla yaya yolunu işgal ederek, kamusal alana tecavüz ederek, trafik güvenliğini hiçe sayarak, bu yolsuzluğu da yaparak işleten, Doğuş Grubu’na sözü edilen çelik halatları söktürdüm.
*    Turgutreis Otobüs Garajı karşısındaki Total Benzin istasyonunun da, aynı şekilde; yaya yolunu işgal ederek, kamusal alana tecavüz ederek, insan haklarını hiçe sayarak, Trafik Yasası’nı ihlâl ederek, yolsuzluk yaparak koyduğu reklâm panosunu da söktürdüm…
“Yasa bağımlısı” olduğumun kanıtları olarak kabul edileceğini umduğum bu eylemlerimle, ben; Türkiye’nin ve Türkiye Cumhuriyeti devleti’nin, Nasrettin Hoca’nın deyişiyle, “Parası olmayanın de düdük çalabildiği bir ülke ve bir devlet ” olması için yıllar önce başlatmış olduğum çalışmaların sonuçlarını almış bulunuyorum…
Diğer taraftan, bu eylemlerimin; Anayasa kitabınızın önsözünde yer alan, “Haksızlıklara her zaman karşı çıkmak erdemiyle tümleşecek uygar kişilik ve bilinçli yurttaşlık niteliği, bu görevi anlamlı ve onurlu kılmaktadır.”
Şeklindeki açıklamanızla da örtüştüğünü düşünüyorum…
Bilinçolog olup olmadığımı sorgulayabilecek olanların; “Bu konuda bana diploma verebilecek bir kişi, kurum, kuruluş ya da oluşum var mı, bu Gezegen’de? “ şeklindeki soruma bir cevap vermelerini istiyorum…
Diğer taraftan, yine örneği ekli “İnsan, Yasa, Anayasa ve Ben” başlıklı” yazımda da ifade edildiği üzere; “ben de, Sokrat, Zerdüşt, Bodhidharma gibiyim, benim de ne Yasaya ne de Anayasa’ya ihtiyacım yok” diyorum. Ve ilave ediyorum:  “Şu farkla ki; ben onların “Bilinç Çağı” versiyonu’yum.”…
Sayın Özden,
Yukarıda aklıma geldiği şekilde kaleme alıverdiğim bu mektubumda dile getirilen konularla ilgili bu görüş, düşünce ya da kanaatinizi lütfen açıklarsanız minnettar kalırım…
En içten saygılarımla…
Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu
TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@ttmail.com
(1)    :  Bilinç Üniversitesi’nin işlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla “Bilinçoloji Ana Bilim Dalı”na dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmaktır.

13 Haziran 2011 Pazartesi

yeni ufuklara doğru....

BİLİNÇ ÜNİVERSİTESİ'NE DÖNÜŞ

SEVGİ VE MEVLANA
 (Bilinmeyen Mevlana/ Burhan Yılmaz/ sayfa 161)
1.   Her ruhun özünde İlahi sevgi vardır.
2.   Mevlana, sevgiye ve aşka sınır koymamış bir varlıktır.
3.   İlahi sevgi ile ancak diğerlerini (herkesi) sevmek aracılığı ile bağlantı kurabilirsiniz,
başka bir yolla değil.
4.   Sevgi hayat veren yaratıcı güçtür.
5.   Sevgi yaşamın anahtarıdır.
6.   Sevgi gönülleri aydınlatan bir ışıktır.
7.   Sevgi, evrenin her köşesinde görülen kötünün içindeki iyiyi dışarı çıkarmaya çalışır.
8.   Sevgi evrenin en derin sırrıdır.
9.   Sevgi, hayatın başlangıcıdır, aslında hayatın ta kendisidir.
10. Sevgi mucize yaratabilir.
11. Sevgi ruha aittir.
12. Duygusallık, sevgi değildir
13. Gerçek sevgide bilgelik (1) vardır.
14. Sevgi ve bilgelik el ele gitmelidir.
15. Ruhsal gelişmemizin temeli sevgidir.
16. Sevgi olmadan bilgiyi kullanamazsınız.
17.Siz hatta sevmeyenleri sevmeye çalışmalısınız.
18. Sevgi, kanunun yerini bulmasıdır.
19. Ruhun en yüce efendisi sevgidir.
20. Çünkü sevgi Tanrı’dır
21. Sevgiyi ölçemezsiniz.
22. Bırakın sevgi sizi teselli etsin.
23. Sevgi, kendisi için hiçbir şey istemez.
24. Mükemmel olan sevgi, korkuyu söker atar.
25. Sevgi, ölümden daha güçlüdür.
26. Yaşam gibi sevgi de yok edilemez.
27. Sevgi, her şeyi kuşatır.
28. Sevgi, öncesiz ve sonsuzdur.
Bilgelik: (1) Herkesin ulaşamadığı, derin, kapsamlı, bütünsel bilgi. HİKMET
               (2) Kendini tanımanın bilgisi. VUKU
DERLEYEN:
Galip BARAN
Bilinç Üniversitesi (1) Kurucusu
 TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@ttmail.com
(1):      Bilinç Üniversitesi’nin işlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mühendis, mimar, doktor, sosyolog, psikolog vb meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmaktır.

11 Haziran 2011 Cumartesi

duyduk, duymadık demeyin!....

Sayın Seçmenler!...
Dünyanın tek;
* Bilinçologu,
*Yasa bağımlısı”,
* Yurdu ve milleti özden çok sevme ilkesi'ni özümsemiş; kamusal alan'ın denizlerin, göllerin, ovaların, sokakların, diğer deyişle, 72 milyon insanın ortak alanının sahibi; Liberal Demokrat Parti Muğla 1. sıra Milletvekili Adayı Galip Baran’ı ne kadar sevdiğinizi gösterme fırsatı elinizde…
İsmet SEYHAN & Haluk ALACA